Bilim Kurulu toplantısı sonrası Bakan Koca açıklama yapıyor | Bayramda kısıtlama olacak mı?


Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklama yapıyor.


Koca'nın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Kurbanlar belediyelerin belirlediği kesim yerlerinde kesilmelidir. Kesim tercihen işin ehli tarafından mümkün olan en az katılımla yapılmalıdır. Maske, mesafe ve el temizliği kurallarına her aşamada dikkat edilmelidir.


"Bayramın ilk günü cuma gününe denk gelmektedir. Biri bayram namazı, diğeri cuma namazı olmak üzere iki namaz cemaatle kılınacak. Abdest namazdan hemen öncesine bırakılmamalı, cami şadırvanında alınmamalıdır. Aksi takdirde sosyal mesafe ve maske kuralına uymak imkansız hale gelebilir. Namazlara herkes kendi seccadesiyle gitmelidir. Secde sırasında halı ve seccadelere virüs bulaşması mümkündür. Maske ve sosyal mesafe kuralı bütün bayram boyunca geçerli kritik kuraldır. Vaaz ve namaz süreleri Diyanet'in belirttiği üzere kısa tutulmalıdır. Cemaat en arka safta başlayarak düzenli şekilde dağılmalıdır. Bayramlaşma için sıra oluşturulmamalıdır.


"65 yaş ve üstü büyüklerimizle kronik hastalığı olanlar sağlık şartları bu vecibeyi üzerlerinden alıyorsa bayram namazına gitmesin. Mezar ziyaretleri kalabalık ihtimali varsa ertelenmelidir. Bu bayramda makbul olan ziyaret yüz yüze değildir, bayramlaşmalar mümkün olduğu kadar telefonla yapılmalıdır. Eğer ziyaret yüz yüze gerçekleşecekse, kişi sayısı az, ziyaret süresi çok kısa tutulmalıdır.


"Kurban yemekleri verilmemelidir. Yoksullara, komşulara et dağıtılacaksa çok dikkatli olunmalıdır. Bir araya gelmek eğer zaruriyse açık ortamlar tercih edilmelidir. Eğer eve ziyaretçi alınmışsa, ev havalandırılmalıdır. Hasta ziyaretinden uzak durulmalıdır. En kritik hususlardan biri ise el öpmeyi, el öptürmeyi, tokalaşmayı, sarılıp öpüşmeyi gelecek bayramlara erteleyeceğiz.


"Baştan itibaren yapılan değerlendirmelerde kısıtlama gündeme getirilmemiştir. Fakat size kısıtla geçirdiğimiz Ramazan Bayramı konusunda bilgi vermek isterim. Kısıtlamaların tamamı düşünüldüğünde 10 gün sonraki sonuç vaka sayılarında yüzde 15 azalma olmuştur. Aynı tarihler dikkate alındığında entübasyona giren hasta sayısında yüzde 21, yoğun bakım hasta sayısında yüzde 19 düşüş gerçekleşmişti. Vefatlar yüzde 29 azalma göstermişti. Bunlar kısıtlarla birlikte gönüllü katılıma dayalı sonuçlardı. Şimdi maske mecburiyeti olmakla birlikte sonuç veren kısıtları koyacak olanlar sizlersiniz. Kurban Bayramı'nda işi öyle ciddiye alalım ki, bayram sonrası gözümüz vaka tablosunda olmasın. Tedbir, sonuçtur.


"Gerilersek, toparlaması büyük çaba, büyük dikkat istiyor. Yeni vaka sayılarımızı 11 Haziran'da olduğu gibi 14 Temmuz'da 1000'in altına çekmemiş 33 günümüzü almıştır. Amacım, işin kolay ve çok zor tarafını birlikte görmenizdir. Tedbirlere uymak, tedbirleri terk etmenin sonuçlarından çok daha kolaydır.


"Ülkemizin herhangi bir şehrinde tehdit edici düzeydeki vaka artışı okulunu özleyen çocuğumuz için endişe kaynağıdır. DSÖ'nün uyardığı yönde eylülde ikinci dalga başlangıcı ekonomiler için büyük risktir. Yatan hasta sayımızın artması arzu edilmeyen sonuçtur. Salgınla mücadele, bir ülkenin bütün insanların katılımıyla gerçekleşir. Halkımıza minnet borçluyuz çünkü tedbirlere uyarak ekonomiden eğitime, ülkemizin iyiliğine katkıda bulunduğunu yakinen idrak ediyorum. Salgınla mücadelede daha istekli, daha kararlı olmalıyız.


"Son günlerde medyada ve sosyal medyada ilginç görünümlü birkaç konu var. Test kitlerimizin doğru sonuç verme oranının yüzde 40 olduğu ileri sürülüyor. Test kitlerimizin doğru sonuç verme oranı yüzde 90'ın üzerindedir.


"ABD'li bir şirketin rüşvet verdiği iddiası soruşturulmaktadır.


"Bakanlığımızda bazı yöneticilerin görevlerinden ayrılması ve görev değişiklikler. Bunlar bakanlığın rutin işleyişi içinde doğaldır. Bazı görev değişikliklerinin özel bir anlamı yoktur.

"Bayramın hepimiz için taşıdığı büyük önemi hatırlatmak istiyorum. Maske, mesafe, temizlik kuralından ödün vermeyelim.


"Dünyada önümüzdeki dönemde özellikle ikinci dalga beklentisinin olduğunu hepimiz görüyoruz. Özellikle influenzanın devreye girmesiyle hem koronayla karıştırılması, hem de üst üste gelmesiyle farklı, daha etkili, yoğun bakım hastane yükü ve vefat edenlerin oranlarının artışıyla sonuçlanabilecek bir beklenti içinde dünya. Beklenen ikinci dalganın erken günlerde, şu günlerde bu döneme daha iyi bir geçiş yapmamız gerekiyor. Şu dönemde bugünleri çok iyi değerlendirmemiz, olabildiğince bu salgını ve yayılımı önleme çabası içinde olmalıyız. Her zaman söylediğimiz hayatın devam ettiğini, kontrollü sosyal hayat adını verdiğimiz, sadece mesafe, maske ve el temizliğiyle orantılı kuralları olan ve sonuç alabileceğimiz bir tedbirden bahsediyoruz. 83 milyonda isteğimiz bu dönemin bittiğine inanmayalım, devam ettiğini düşünelim. Her geçen gün görüyorsunuz, yoğun bakıma giren, ağır hastaların her geçen gün arttığını görüyoruz. Vefat sayılarımız düşüyor ise de tedavinin etkinliğiyle, sağlık altyapımızın gücüyle vefat oranlarımızın dünyaya göre düştüğünü biliyoruz. Önümüzdeki günler bu salgını daha da artıran değil, gönüllü tedbirlerin devreye girdiği bir bayram olmasını diliyoruz. Türkiye'nin ikinci dalga içinde olduğunu söyleyemeyiz, birinci dalganın etkisi devam ediyor.


"İçişleri Bakanı'mızla uzun bir görüşme yaptık. Tedbirlerin sonuçlarını ve önümüzdeki süreçte ne tedbirler alınabileceğini müzakere ettik. Valilerimiz başkanlığında olan kurulların, Türkiye geneli kısıtlamalar alınmasından ziyade, yer yer farklılıklar olduğunu ve bölgesel alınabilecek tedbirlerin farklılık göstereceğini, radikal tedbirler alınabileceğine dair bir görüşmemiz oldu. İçişleri Bakanlığı'mızın duyuruları yapılmış olacak.


"Okulların açılmasıyla ilgili geçen toplantıda ifade etmiştim, açılma takvimini bakanımız açıkladı. 31 Ağustos. Bu takvimde eğitim başlamış olacak ama bu eğitimin uzaktan eğitim mi, karma eğitim mi olacağı, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte Bilim Kurulu'ndaki arkadaşlarımız çalışıyor. Önemli olan eğitimin 31 Ağustos'ta başlayacak olması ama bunun uzaktan eğitim mi, bölgesel olarak farklılık şeklinde mi olacak önümüzdeki 1-2 hafta içinde açıklanacak.


"Ocak, şubat, mart gibi yılın ilk çeyreğinde aşının geliştirilmesi mümkün olabilir gibi görülüyor. Bir iki ay sonra olacak beklentisi içinde olmamalıyız. Önümüzdeki 4-6 ay içinde bir gelişme dünyada olabilir. Çin ve Rusya ile aşı ile ilgili ayrıca irtibat halindeyiz.

Pus Analiz

İzmir, Türkiye