Virüsü yenenler anlattı | "Uzun dönem etkileri de çok kötü"


Corona virüsünün ortaya çıkışının üzerinden altı ay geçmesine rağmen doktoların hala bu hastalıkla ilgili bilmediği birçok şey var. Salgının başlarında hastalanıp iyileşenlerin hala devam eden semptomları da bulunuyor.


Salgınla geçen dört ay sonunda bilim dünyası corona virüsün neden olduğu uzun dönem etkileriyle ilgili yeni yeni bilgi sahibi olmaya başladı.


Hollanda’da Akciğer Vakfı ve Maastricht Üniversitesi işbirliğiyle yapılan bir araştırma çoğu hastanede tedavi gerektirmeyen hastalarda iyileştikten üç ay sonra bile günlük hayatlarını etkileyecek halsizlik ve nefes darlığı gibi şikayetleri sürdüğünü göstermişti.

Britanya’daki köklü araştırma hastanesi Bradford Royal Infirmary’de görevli Dr. John Wright, Covid-19’u atlatan ve haftalar sonra bile hala yorgunluk ve nefes alma güçlüğü yaşayan iki genç sağlık görevlisiyle görüştü.


Doktorun ‘corona’nın bu bitmeyen etkilerini BBC için kaleme aldığı yazı şöyle:

“27 yaşındaki doktor Amira Valli, bir kat merdiven çıktığında bile nefes nefese kaldığını anlatıyor.

34 yaşındaki fizyoterapist ve aynı zamanda fit bir sporcu olan Molly Williams nefessiz kalmanın artık kendisi için yeni normal olduğunu söylüyor. Dahası duygusal dalgalanmalar ve hafızasıyla ilgili zorluklar yaşıyor.


İkisi de yaklaşık üç ay önce hastalandı.

Mart ayında virüs hakkında çok az şey biliyorduk. Sadece bir solunum yolları hastalağı olduğunu varsaydık ancak sonrasında gördük ki vücuttaki neredeyse her organı etkiliyor.

Alkışlarla taburcu ettiğimiz hastaları bir daha görmeyiz sanıyorduk

Ayrıca tedavisi tamamlanıp alkışlarla taburcu ettiğimiz hastaları bir daha görmeyeceğimizi sanıyorduk.


Dört ay sonra bu ‘yeni düşman’, ‘eski düşman’ oldu ve bazen tek düşmanımız oymuş gibi geliyor. Ayrıca bu süreçte hastalardaki uzun dönem etkileri giderek daha fazla farkına vardık. Sadece hastanede tedavi görenlerde değil, bu hastalığı evde atlatanlar da yeniden ortaya çıkan ve süren semptomlar yaşıyor. Aylar önce hasta olan kişiler normal hayatlarına devam etmekte zorlanıyor.


2003’te yine corona virüsü ailesinden Sars hastalarında yapılan araştırma neredeyse yarısının kronik halsizlik ve başka uzun süreli semptomlar yaşadığını gösterdi. Dolayısıyla bu aynı soydan gelen kurnaz akrabasının da benzer özellikler göstermesi bir sürpriz olmaz.

Çaresiz hastalardan gelen mektuplar artıyor

Hastalardan ve onların pratisyen hekimlerinden gelen çaresiz e-maillerin ve mektupların sayısı giderek artıyor. Bazıları hala göğüs ağrısı ve nefessiz kalma gibi orijinal semptomları yaşıyor. Bazılarıysa baş ağrısı, hafıza kaybı ve görme bozuklukluları gibi yeni belirtiler gösteriyor. Birçoğu anksiyete ve depresyon yaşıyor. Yine çoğunda kronik yorgunluk görülüyor. Hepsi eski hayatını geri istiyor.


‘Merdiven çıkmakta bile zorlanıyorum’

Hastalığın ilk haftasında Amira Valli’nin semptomları hafifti; başağrısı, boğaz yanması, belki biraz ateş. Bir hafta sonunda atalattığını düşünürken nefes alma güçlüğü başladı ve bu sorun kaldı: ‘Merdiven çıkmak gibi şeyler beni zorluyor. Bir kat çıktığımda nabzım 140’a fırlayabiliyor. Geçen hafta çok zor günler geçirdim. Nefessiz kaldığım için uyuyamadım. Dolayısıyla çok halsiz ve yorgundum.’

Amira ayrıca anksiyete yaşadığını da söylüyor.

Göğüs röntgeni normal, göğsünü dinlediğimizde de her şey normal görünüyor. Ama bir şeyler yanlış ve bunun ne olduğunu bulmaya çalışıyoruz.


‘Konuşurken bile nefessiz kalıyorum’

Fizyoterapist Molly Williams Covid koğuşunda gönüllü olarak görev aldı, o da Amira gibi hastanede çalışırken virüsü kaptığına neredeyse emin. Gençlik yıllarında jimnastik yapan Molly son yıllarda da Crossfit’e başlamış. Ülkenin en iyi 20 crossfit sporcusundan biri. Ama o da nefes darlığı yaşıyor: ‘Normalde hiçbir şey yapmadığım zamandaki nabzım 50 olurdu, şimdi 90’larda. Bazen konuşurken bile nefessiz kalıyorum. Kaslarım ağrıyor. Yürürken nabzım 130’un üzerine çıkıyor.’


‘Sulugöz oldum, unutkanlık başladı’

Molly ayrıca çok sulugöz olmaya başladığını ve olaylar karşısında aşırı üzüntü tepkisi gösterdiğini anlatıyor. Zaman zaman hafızasıyla ilgili de sorunlar yaşıyor: ‘Bir şeyleri unutmaya başladım. Hatırlamak için sürekli tekrar ediyorum. Unutmamak için yazmam gerekiyor. Bazen konuşurken bir kelimeyi aklıma getiremiyorum. Daha önce böyle bir sorun yaşamamıştım ve şu an çok zorlanıyorum.’


Bu hastaların neden böyle uzun süreli sorunlar yaşadığını henüz anlamıyoruz. Ebola atlatanlarda gözlemlediğimiz gibi virüsün vücutlarından gitmek bilmemesi nedeniyle devam eden semptomlar yaşanması mümkün. Bazı hastaların haftalar sonra bile testi pozitif çıkabiliyor. Bu muhtemelen antijen testinin virüs kalıntılarını tespit etmesinden kaynaklanıyor. Eğer öyleyse bu virüs kalıntıları devam eden bağışıklık tepkisine neden olabilir, bu da bu semptomlarını açıklar.


Ancak bu hastaların ilk enfeksiyona uzun ve abartılı bir bağışıklık tepkisi gösteriyor olma ihtimali daha yüksek.


Doktorlar ve araştırmacılar olarak bizim görevimiz bu uzun süreli etkilere neyin sebep olduğunu bulmak ve ona göre bu hastalara yardımcı olacak bir tedavi geliştirmek. Bu, yeterince üzerinde durulmayan bir araştırma alanı çünkü yanıtları bulmak zor. Ancak bu uzun süre iyileşemeyen hastalara ışık tutmak bizim Covid-19’u daha iyi kavramamızı sağlayacaktır.”

Pus Analiz

İzmir, Türkiye